Başlangıç / Köşe Yazıları / Türk Dünyası Çocuk Tiyatrosunda Azerbaycan ve Türkiye Örneği

Türk Dünyası Çocuk Tiyatrosunda Azerbaycan ve Türkiye Örneği

Bugün bütün dünyada “Çocuk ve Tiyatro” konusu belirsizliklerle doludur ve aydınlatılması gerekmektedir. Türkiye, çocuk tiyatrosuna ilk başlayan ülkelerden biri olduğu halde, bu konuda araştırma yapılmamış, dışarıdan yapılmış çalışmalarla yetinilmiştir. “Çocuk Tiyatrosu” terimi, bazı yabancı kaynaklarda yer alan yazarlara göre birbirinden çok farklı görüşleri içermektedir.

İnsanlığın tarihi kadar eski olan tiyatro tarihi dünyanın tüm halklarının kültüründe görülmükdedir. Tiyatro sanatı çeşitli halklarda farklı zamanlarda oluşur, ancak her ulusun kültüründe bulunur. Mesleki olarak tiyatronun oluşumunda öne çekilen isim olarak Yunanistan tiyatrosu kabul görülse de Türk tiyatro sanatı da bu konuda istisna değildir.

Türk tiyatrosu sanatının izlerine bakarsak, tiyatro eski Şaman kültürünün içinde bulunur. Bunun kanıtı bugün Sibirya Türkleri ve Orta Asya türkleri arasında hala kamlamalar düzenlenmekdedir. Sibir kavimleri içerisinde şamanın oyun adlandırılması, oyunun genetik yapısının kilidini açmamıza yardımcı oluyor.

Yani, tiyatronun en temel unsuru oyundur. Oyun ve tiyatro birbirleriyle temas halinde. Yani, oyun tiyatronun temel yapısındadır. Mitolojik düşüncenin temelini oluşturan kam törenleri Türk Tiyatrosunun oluşumuna neden olmuştur. Yani bazı majik yönde yapılan şaman törenleri- oyunlar, zamanla tiyatronun oluşmasına yol açtı. Azerbaycan’a yansıyan Keloğlan oyunu bunun bir örneğidir. Aynı zamanda yas ve düğün törenlerinin genetik yapısı törenlerle ilgilidir ki, bu da tiyatro sanatının başlangıç noktalarından sayılabilir.

İslam’ın Türk dünyasına gelişinden sonra Türk toplumunda Kerbala Savaşı’nın canlanması, oyun kültürünün oluşturulmasında önemli bir rol oynamıştır. Ya da Ortaçağ’da Türk toplumunda oluşan Karagöz oyunları Türk tiyatrosunun temelleri idi.

Çocuk tiyatrosunu geliştiren erken oyunlar da zamanla Türk çocuk tiyatrosunun oluşmasına yol açtı. Masallarda belirtilen törensel davranışlar bu masalların zamanla canlanmasına yol açtı.

Çocuk tiyatrosunda gözlemlediğimiz birçok hayvan özelliği olan ayı, kurt, geçi görüntüleri bir zamanlar Türk totemistik düşünceyi uyguluyordu. Bu oyunların profesyonel bir çocuk tiyatrosuna dönüşümü XX. yüzyıldan itibaren başlatılmıştır.

İlk kez profesyonel çocuk komedisi Azerbaycan’a yarandı. Bu sabeple de öncelikle Azerbaycan cocuk tiyatrosu ile ilgili bilgi vermek daha uygun sayılır.

Azerbaycan Devlet Kukla Tiyatrosu – 1931’de Bakü’deki çocuklar için kuruldu. Ayrı ayrı yıllarda (1931-1941; 1946-1950) bağımsız tiyatro gibi, belirli çağlarda ise Azerbaycan Devlet Genç Seyirciler Tiyatrosu (1941-1946) ve Azerbaycan Devlet Filarmoni yanında (1950 yılından) faaliyet göstermiştir. 1965’ten beri bağımsız bir tiyatro olarak hayatını sürdürmektedir.

1931 yılında Abdulla Saig adında Azerbaycan Devlet Kukla Tiyatrosunun temeli Mollaağa Babirli idi. Bu tiyatronun ilk performansı 1932’de gösterildi (Circus performansı). Farklı yıllarda (1931-1941); (1946-1950 yılları) bağımsız tiyatro gibi, belli dönemlerde ise Azerbaycan Genç İzleyiciler Tiyatrosu (1941-1946 yılları) ve Azerbaycan Devlet Filarmoni nezdinde (1950) çalışmıştır. 15 Nisan 1964’te tiyatroya Devlet statüsü verildi. 1975 yılından bu yana, tiyatro yetişkinler için performans sergiliyor.

İlk dönemlerde tiyatroda Azerbaycan, Rus ve Batı Avrupa dramaturglarının piyesleri (basitleştirilmiş şekilde), Azerbaycan sözlü halk edebiyatı motifleri üzerine terbiyevi önemli eserler sahneye konmuştur: “Hacı Kara” (MFAxundov), “zoren tabip” (JBMolyer), “Almas” ( C.Cabbarlı), “Büyük İvan” (SVObraztsov), “İskender ve Çoban (temaşa)”, “Cüce”, “Nergiz” (M.Seyidzade) vb.

60’lı yılların repertuarı çocuklar ve okul çocukları seviyesinde gelişir. 1975 yılından bu yana, tiyatro yetişkinler için performans sergiliyor. “Üç Hikaye” (Abdullah Şaik), “Göyçek Fatma” (M. Dilbazi), “Artık Tamah Baş Yarar” (E. Samedov), “Keçinin Kısası” (E. Abbasov), “İkiz Kardeşler” (H.Ziya) , “Bu Ev Kimindir?” (R.Heyder), “Orman Masal” (T. Mütellibov), “Küçük Kızcağız Tino” (L.Babinskaya), “Güzel Vasilisa” (YZ Çernyak), “Qaravelli” (Anar), “Üç Tombul” (Y. Olesya), “Peri Büyü” (E. Hakverdiyev), “Obur Zürafa” (Y. Torbai), “Kar Kız” (AA Ostrovski) vb. tiyatronun en iyi performanslarından biridir.

Ancak çocukların performansları çocuk tiyatrolarıyla sınırlı değildir. Küçük izleyicilere yönelik gösteri, Samad Vurgun adlı Azerbaycan Devlet Rus Drama Tiyatrosu’nda gerçekleşti.

Çocuk tiyatrosunun bir diğer şekli de kukla tiyatrosudur. Türk kültürel değerleri temel alınarak kukla eğlencesi, ulusal müzik tiyatrosuna da yol açtı. Bu hem Türk hem de Azerbaycan tiyatrolarına aittir. Türk tiyatro tarihini de bu konuda da önemli bir yol geçmiştir. Osmanlı saraylarının eğlencesi sayılan meddahlık sonraları profesyonel tiyatroda da bir anlamda kendini gösterdi. Türkiye’de tiyatronun ilk yıllarında Karagöz ve Hacivat, gölge oyunundan da bahsedebiliriz.

Anadolu’daki Tanzimat döneminin başlangıcında, profesyonel tiyatro kavramı da Türkiye’ye girdi. Fakat maalesef oyunlar batı dillerinde oynanıyordu. Bu nedenle tiyatronun büyük izleyicisinin olma ihtimali daha düşüktü ve oyunlar özel katmanlar için yapıldı. Zamanla Batı tiyatrosu yerel tiyatronun yerini belirledi. Muhsin Ertuğrul’un çabasıyla oluşturulan tiyatro, ilk on yıl boyunca yalnızca yerli oyunlar oynamış, müzik ve dansla sahnelerine renk katmışlardır. 1946 yılında onları İzmir Şehir Tiyatrosu ve 1947’de de Ankara Devlet Konservatuvarı izledi. Devlet Tiyatrolarında sahnelenen ilk çocuk oyunu 31 Ocak 1948’de Küçük Tiyatro’da sergilenen Mümtaz Zeki Taşkın’ın yazdığı, müziklerini Fehmi Ege’nin hazırladığı ve Nüzhet Şenbay’ın sahneye koyduğu “Altın Bilezik”tir. Tatbikat Sahnesi ise aynı dönemde “Büyükbabanın Pireleri” isimli oyunu sahneye koymuştur.

Cumhuriyet döneminden sonra da tiyatro unutulmadı. II. Abdülhamid döneminde çocuk oyunlarının temeli atılmasına rağmen, ilk tiyatro dersleri II. Meşrutiyet döneminden başlamıştır. Bu arada, çocuk tiyatrosu için girişimler gerçekleştirilemedi. Sonunda, Cumhuriyetin yıllarından beri çocuk tiyatrosunun gelişimi dengelenmiştir. İlk çocuk tiyatrosu 1935 yılında İstanbul’da kuruldu.

Muhsin Ertuğrul’un çabasıyla oluşturulan tiyatro, ilk on yıl boyunca yalnızca yerel oyunlar oynamış, müzik ve dansla sahnelerine renk katmışlardır. 1946’da İzmir Şehir Tiyatrosu, 1947’de Ankara Devlet Konservatuvarı izledi. Devlet Tiyatroları’nda sahnelenen ilk çocuk oyunu 31 Ocak 1948’de Küçük Tiyatro’da sergilenen Mümtaz Zeki Taşkın’ın yazdığı, müziklerini Fehmi Ege’nin hazırladığı ve Nüzhet Şenbay’ın sahneye koyduğu “Altın Bilezik” tir. Phantom Scene, “Büyükbaba’nın Zırhı” ile aynı dönemde sahneye kondu.

Muhsin Ertuğrul ve Haldun Taner’in desteğiyle 1970’lerin ortalarına doğru kurulan Anadolu Çocuk Oyunları Kolu (AÇOK) Türk Çocuk tiyatrolarında önemli bir yer edinmiştir. Seyircilerin bulunduğu ortama giderek oyunlar sahneleyen AÇOK, gezginci bir tiyatroculuk göstermiştir.

Bugün, çocuk tiyatrosu Türkiye’de gelişimini sürdürüyor. Çocuklar, devletin mirasçılarıdır. Bu nedenle, hem zihinsel hem de ahlaki zenginleşmeler, devletin karşılaştığı temel meselelerden biridir. Bunu göz önüne alarak, Türkiye’deki çocuk tiyatrosu ve Azerbaycan her geçen gün gelişiyor.

Bunun en bariz numunelerinden biri de benim son yıllarda kurduğum OYUN Çocuk Tiyatrosudur. 2005 yılında Bakü’de Yuğ Devlet Tiyatrosunun bünyesinde kurulmuş olan “Rasim Aşın OYUN Çocuk Tiyatrosu” adı ve “Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Araştırmaları Laboratuvarı” olarak Tiyatro sanatının doğduğu, Tiyatro Tanrısı Dionysos’un yaşadığı Antik Kent Sardes’in de içinde bulunduğu Manisa Salihli de Türk Dünyası Çocuk Tiyatrolarını bir araya getirme çalışmalarıma devam etmekteyim.

Yrd.Doç.Dr. Rasim Aşın
İstanbul Esenyurt Üniversitesi

Hakkında: Yrd.Doç.Dr. Rasim Aşın

Kontrol Ediliyor

Gönül Ferman Dinlemez!

Günümüzde ne sevgi kaldı, ne de aşk kaldı. Gönül bir an olsun ferman dinlemiyor. O …

Bir Cevap Yazın