Başlangıç / Eğitim / Tiyatro sadece yetişkinler için midir? Peki çocuklar!…

Tiyatro sadece yetişkinler için midir? Peki çocuklar!…

ÇOCUK TİYATROSU

Tiyatro sadece yetişkinler için midir? Peki çocuklar!…

Tiyatro ve Çocuk Tiyatrosu diyerek iki farklı birim yaratılmış olur mu? Birinci soruya çok rahatlıkla hayır diyebiliriz ve çocukların tiyatroyla tanışmasının, kaynaşmasının önemli olduğunun altını çizebiliriz. Tiyatro ve Çocuk Tiyatrosu ayrımında nicel olarak bir ayrım yaratılsa da nitelik açısından maalesef bu ayrımı yaratamıyoruz. Neden?
Bu soruya cevap vermek için tiyatro alanındaki eğitimin nasıl olduğuna önce bir bakalım.

Konservatuarlarımızda oyunculuk eğitiminde bir uzmanlık dalı olarak Çocuk Tiyatrosu oyunculuğu adı altında bir birim yer almamaktadır. Aynı zamanda dramatik yazarlık alanında da böyle bir ayrımla karşılaşmıyoruz. Oyuncu ya da yazar olarak mezun olan bir kişi Çocuk Tiyatrosu alanında da söz sahibi olabiliyor. Ki bazı oyuncular Çocuk Tiyatrosu oyunculuğunu basit ve kolay olduğunu söyleyebiliyor.

Nicel olarak gerçekleşen ayrımın nitelik olarak da oluşması için pedagoji alanının tiyatro içinde yer alması gereklidir. Pedagoji, ve eğitim Psikolojisi Çocuk Tiyatrosu’nun oluşmasında en önemli alandır.

17. Yüzyıl sonlarında oluşan pedagoji bilim dalı çocuklara da farklı gözle bakılmasına neden olmuştur. O güne kadar çocuk sadece bir yetişkinin küçük modeli olarak görülmüş ve aile içi eğitiminde, çocuğa ağır bir disiplin uygulanarak bir yetişkine dönüştürülmeye çalışılmıştır.

Bu yaklaşım sanatta da karşımıza çıkar. Resim ve heykel de bir çocuktan daha çok küçültülmüş bir yetişkini görürüz.

“…Kendimizi çocukların yerine koymayı asla beceremiyoruz. Onların düşüncelerine inanmıyoruz, tersine onlara kendi düşüncelerimizi ödünç veriyoruz. Kendi düşünce tarzımıza göre, sürekli aynı yöntemi izleyerek onların kafalarına gerçek yerine saçmalıklar ve yanlışlıklar dolduruyoruz.” diyen Jean Jacques Rousseau “Emile” adlı eseriyle çocuk dünyasında yeni bir pencere açar.
18. yüzyıl başlangıcıyla çocuğun kim olduğu ve onun gelişim dönemi özellikleri çocuğun eğitiminde öne çıkar.

Eğitimdeki gelişmeler, çocuk dünyasını anlamamıza ve ona nasıl yaklaşabileceğimize yardımcı olmuştur. Bu gelişmelerin tiyatro sanatı içinde de yer alması gereklidir. Çünkü pedagoji bilimi var olmadan önce yetişkin dünyasını tepeden inme çocuğun dünyasına uygulama anlayışı tiyatro sanatımızda halen devam etmektedir.

Çocuk tiyatrosu için bilimsel ve sistematik bir çalışmaya gidilmesini öneren Prof.Dr. Özdemir Nutku, “… Sahne üzerinde çocuklara uygun, çocukların dünyasını, onların düşünce ve duygu yaşamlarını, yaratıcılıklarını, onların paylaşma ve katılma gereksinmelerini sağlayan uygulamaların tek tük görüldüğünü” söyler.

Çocuk için yapılan tiyatroda birebir yetişkin tiyatrosunun modeli uygulanmaktadır. Hele çocuğa hitap ediyorum diyerek ona ulaşma adına tiyatronun özünden uzaklaşılarak sinema ve bilgisayar dünyasının renkliliği, maskot teknolojisi Çocuk Tiyatrosu’nda yer almaktadır. Onlara hayvan kostümleri giymiş, renkli, danslı bir tiyatro sergilediğinizde eğlendiklerini mutlu olduklarını düşünebilirsiniz.

Dört yaşından 12 yaşına bir çocuğun tiyatro izleme sıklığı takip edilirse, çok küçük yaşta eğlendiği tiyatrodan zamanla sıkıldığı ve tiyatro izlemekten mutlu olmadığı görülür. Çünkü çocuk büyüdükçe algısının gelişmesiyle, televizyon ve bilgisayarın yarattığı sanallığın izlediği oyunda yaratılmaya çalışılmasına tepki duyar. Bu açıdan yaklaştığımızda çocuğu anlamaktan uzak bir zihniyetin yazdığı tiyatro metni klasik tiyatro metni şablonuna uygun mükemmellikte olsa da çocuk tiyatrosu metni olarak uygun bir metin olmayacaktır.

Aynı tarz zihniyet çocuğun dünyasına uygun yazılan bir metni de klasik tiyatro metni şablonuna uymadığı için reddedecektir. Bu ikilemi nasıl ortadan kaldırabiliriz. Çocuğun her yaştaki gelişiminin getirdiği farklılıkların bilinmesi sahnelemede ve oyunculukta belli bir şablona uygun davranmayı da kıracaktır.

Öncelikle tiyatro sanatını bilmek, anlamak ve bunun üzerinden pedagojik bir eğitimden geçerek çocuk tiyatrosu alanında uzmanlaşmak mümkün olabilir. Bunun oluşumu içinde konservatuvarın birinci ve ikinci sınıfında oyunculuk eğitimi almış bir kişi üçüncü sınıftan itibaren isteğe bağlı olarak pedagoji ve psikoloji alanında ilave eğitim alarak çocuk tiyatrosu alanında uzmanlaşabilir.
Çünkü çocuk tiyatrosu alanı zorunlu bir eğitim olamaz. Kişi gerçekten bu alanda çalışmayı istemelidir. Bu eğitim için konservatuvarın 3. ve 4. sınıfın müfredattaki programına ek olarak pedagoji eğitimiyle birlikte doğru çocuk tiyatrosu modelinin uygulanacağı çalışmalar yapılmalıdır.

Konservatuvar içinde bunu gerçekleştirme şansı olamıyorsa kurumsal tiyatrolar çocuk tiyatrosu birimini kurarak oyuncularına bu alanda eğitim vererek onların uzmanlaşmalarını sağlamalıdır…

Yrd.Doç.Dr. Rasim Aşın
Pedagog Rejisör
İstanbul Esenyurt Üniversitesi Öğretim Üyesi
Çocuk Tiyatrosu Araştırmaları Koordinatörü
OYUN Çocuk Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni

Hakkında: Yrd.Doç.Dr. Rasim Aşın

Kontrol Ediliyor

Türk Dünyası Çocuk Tiyatrosunda Azerbaycan ve Türkiye Örneği

Bugün bütün dünyada “Çocuk ve Tiyatro” konusu belirsizliklerle doludur ve aydınlatılması gerekmektedir. Türkiye, çocuk tiyatrosuna …

Bir Cevap Yazın