Başlangıç / Eğitim / Felsefi açıdan çocuk tiyatrosu

Felsefi açıdan çocuk tiyatrosu

Lisans ve Yüksek düzeyinde “Reji”, “Oyunculuk” ve “Dramaturji” eğitimim yanında Doktoramı Pedagoji Üniversitesinde yaparak “pedagojik formasyon”a sahip olmam ve yıllardır çocuklarla çalışmam yaş gruplarına göre metinleri yazma, yazdırma ve sahnelememi destekledi. Çocuk tiyatrosu yazımında ve sahnelenmesinde yeni bir model oluşturulurken, bu alanda çalışacak herkesin pedagojik formasyona sahip olması gerekliliğine dikkat çekmek istiyorum. Yine bu alanda çalışacak herkesin gönüllü olması çocuklarla çalışmak istemesi gerekir. Oyuncuların yaratıcı drama çalışmalarına katılarak çocuklarla çalışmaları, onları daha aktif hale getirecektir. Böyle bir modelin gerekliliğinin yaşama geçirilmesi aşamasında; yönetmen ile birlikte tiyatro sanatını da iyi bilen çocuk gelişim uzmanı, psikolojik danışman ve pedagog dramaturgun da prova sürecine katılarak disiplinler arası çalışma aşamasını daha dolgun yapmak için metnin kağıt üzerinden sahneye taşınması esnasında gerekebilecek değişimleri oyuncular ile birlikte gerçekleştireceklerdir.

Çocuk oyunlarını sahnelemede öncelikle tercih ettiğim ve önem verdiğim tarihimiz içindeki nazım-koşuk, halk türküsü, mani tarzında epik yazılmış eserlerle, çocuklar geçmişe yaptıkları yolculukta o güne kadar görmedikleri ya da günlük hayatlarında kullanmadıkları bir çok aksesuarla karşılaşacaklardır. Örneğin kopuz, ok yay, su kabakları, tahta oyuncaklar vb. gibi aksesuarların renkliliği çocukların ilgisini çekecektir. Bu ilginin meraka dönüşmesinde oyunun başlangıcında yarı yarıya boş sahnede önce çocukların aracılığıyla çadır kurulur. Aksesuarlar, çocukların yardımıyla yerlerine yerleştirilir. Ayrıca oyuncunun rolden role geçişi, oyun içinde oyunu çocuğun kavrayabilmesi içinde tıpkı oyuncunun role bürünmesi gibi aksesuarlarda işlevsel olmalıdır. Anlatılmak istenene dikkat çekmek ve merak uyandırmak için aksesuarlardan yararlanılır. Dönemi vurgulamak adına bir fon yaratılması, çocuğun zihnini pasifleştirir. Özellikle görüntü olan, kullanılmayan aksesuarla donatılmış bir sahne çocuk için çekiciliğini hızla yitirecektir.

Yetişkin gözüyle baktığımızda edindiğimiz estetik değerlerle sanat olayını değerlendiririz. Güzel olmayan doğru değildir. Bu çelişki bize yüklenen estetik kaygıdan gelir. Özellikle bir çocuk oyununda çocukları düşünerek oluşturulan kusursuz mükemmel dünya ileride çocuklar için bir hayal kırıklığı yaratacaktır. Çocuklar için sahnelemede önemli olan çocuğun estetik değerlerle tanışarak eleştirel düşünceyi kazanabilmesidir. Sade bir sahnede oyun için gerekli olan aksesuarların yer alması oyun içindeki boşlukların doldurulmasına yardımcı olur. Çocuk sahnede karşılaştığı görselliği oyun bittikten sonra hemen unutacak günlük hayatına geri dönecektir. Onun ilgisini çeken aksesuarlardan oluşan ve çocuğu içine dahil eden sahne düzeninde çocuk gördüklerini kolay kolay unutmayacak ve bunları arkadaşlarıyla paylaşabilecektir. Bu tür oyunları izlemeye devam eden çocuk, oyunun nasıl olması gerektiğiyle ilgili kendi düşüncelerinden yola çıkarak bir estetik düşünce edinecektir.

Her şeyin hazır sunulmadığı, çocukların yaratıcılıklarını besleyecek bir tiyatro anlayışının oluşumuna örnek olabilecek araştırmalarımızda çocuk tiyatrosu denildiğinde genel kabul gören üç yaştan on dört yaşa gibi geniş bir yaş aralığını çocukların gelişim dönemlerine uygun saysalar da, benim de içinde bulunduğum “yeni çocuk tiyatrosu poetikası” arayışında olanlar pedagog ve psikologlarında önemle üzerinde durarak vurguladıkları rol yapanların sahnesini izlemesinde yararlı olunacağı süreci 4-12 yaş aralığındaki çocukların izlediği çocuk tiyatrosu biçimine ayırıyoruz.

Türkiye’de “Çocuk Tiyatrosu Felsefesi” konusunda eksikliklerimiz oldukça düşündürücüdür. Bu konuda dünyada akademik ve pratik çalışmalarla ilgili yüzlerce bilimsel çalışma vardır. Sitem etmeden önce duygularınız yanında bilimselliği de dikkate alınız… Kimseyi eleştirmek değil amacım ama bir sanatçı dayanışması içinde olabileceğimizi bekliyorum. Ama travmatik derecelendirme ile adeta suçlarcasına olan eleştirel yaklaşımlara cevaplarımı daha bilimsellik sferasında vermeyi tercih ederim.

Çocukların yaratıcılığını geliştirme konusunda aynı yaş çocukların birlikteliğinin daha faydalı olduğu konusundaki pedagojik ve psikolojik esaslar çocukları belirli bir sanatsal oluşum içinde olmada “aynı yaş ve aynı sınıf” ortamının getirdiği şartların sağlanmasını gerektiriyor.. Aksi takdirde farklı yaşlarla yapılacak çalışmalar travmatik sorun olarak gördüğümüz noktaya gelebilir.. Bu konuda pedagojik ve psikolojik eğitimler alınması daha yerinde olduğu için sadece oyunculuk eğitimi almış olmak çocuklarla tiyatro çalışması yapmaya yeterli olmadığı dünya sistemliliğinde kabul görmüştür.. Bizim Dünya ve Rus sistemliliğinde çocuklarla sürekli olarak resim, müzik, heykel, folklor, tiyatro, spor etkinlikleri yapmak isteyenler mutlaka alan mezunu olmaktan başka BİLDİĞİNİ ve yeteneğini daha iyi sunabilmek ve öğretebilmek için pedagojik formasyonu master -yüksek lisans seviyesinde Pedagoji Üniversitesinde alma mecburiyetleri vardır.

Gelişmiş ülkelerde çocuklar için Tiyatro yapanlar önemsenir ve farklandırılır. Bizim Türkiye de ise “Çocuk Tiyatrosu” yapanlara adeta 2-ci sınıf sanatçı muamelesi gösterilir. Devlet ve Şehir tiyatrolarında hep bu yüzden yeni mezunlar ve oyunculukta belirli bir sucaet gösterememişlere ve figürasyon kadrosundaki sözleşmelilere oyunculuk yaptırılır. Ayrıca yönetmenlik konusunu da adeta kuruma yeni giren oyunculara yönetmenlikte pişsin, tecrübe kazansınlar diye “Çocuk Oyunu” yönetmekle işe başlatılır ve orada tecrübe alacağı beklenir. Ama yanıldıkları söylense de kabul bile etmezler.. Türkiye de çocuklara tiyatro yapmak için “akademik oyunculuk eğitimi” almış olmak gereksiz kabul edilse de bu duruma pedagog ve psikologlar itiraz etmeye devam ediyorlar ama ÇOCUK TİYATROSUNDA PEDAGOG ve PSİKOLOG gereksiz diyenlere cevap yetiştirmede zorlanır hale gelmişler adeta ..
Azerbaycan’da 14 yıl süren Tiyatro Yönetmenliği, Oyunculuk eğitimi ve çocuk tiyatrosu çalışmalarımdan sonra Türkiye’ye sadece çocuk oyunları yönetmek üzere gelsem de, çok da önemli olmadı profesyonel memur ortamları için. Tiyatro Yönetmenliği alanında Lisans ve Çocuk Tiyatrosu oyunculuğu alanında Yüksek Lisans ve alanımı daha iyi öğretmek ve çocukları tanımak ve Öğretmeyi Öğrenmek için Pedagoji üniversitesinde “Eğitimde Tiyatro” tezimle Doktora eğitimi alsam da özellikle Devlet ve Şehir Tiyatrolarında takdir etme ve aferin demek dışında iş çocuk oyunu yönetmem konusuna gelince bazı Mevzuatlar karşıma engel olarak sunuluyor.. Aslında alt metinde aldığım eğitimi ve yönettiğim ve oynadığım çocuk oyunları 2-ci sınıf rejisörün işi olarak gördüklerinden önyargılı yaklaşımlarını kırmada zorlanıyorum.

Şimdi her ortamda niyetimi ve planımı bir sistem dahilinde anlatmaya çabalarken özellikle resmilere ve Devlet-Şehir tiyatrolarının yöneticilerinin Sağduyularına seslenmek sürecindeyim. İdealistçe ve fanatikçe… Belki romantik şekilde… İnanmışlıkla… İnandırmakla… İnanarak çabalamaya devam ediyorum.

Üstadımız, Hocamız Özdemir Nutku “ Biz Çocuk Tiyatrosu” yapanlara demiştir ki:
“ Mademki bu işe soyundunuz, bilmeniz gereken ilk şey, sizlere büyük görev düştüğüdür. Çocuk tiyatrosu yaparken yalan dünya ile çocukları avutmak değil, gerçekleri eğlenceli ve çocuk ruhuna uygun bir yolda yansıtan oyunlar seçin. Onları büyülü değneklerle, bir takım mucizelerle aldatmayın. Daima gerçekleri gösterin çocuklara. Ama bunu yaparken, sıkıcı, kuru ve didaktik olmayın. Böyle oyunlar çocuk zekasında hiçbir etki yapmaz. Doğrular ve gerçekler çocuğun muhayyelesinin genişliğine, zenginliğine yönelebilecek başarıda hazırlanmalıdır. Bu yararlı işi başarmak için bir çok fedakarlıklara katlanacağınızı aklınızdan çıkarmayın. Çok büyük bir yükümlülüğe giriyorsunuz bunu unutmayın. Yarının çocuklarından bir dereceye kadar sizler sorumlu olacaksınız. Çocuklara körletici masalları değil, ama gerçekleri gösteren masalları getirin. Onları çeşitli renklerle, pırıltılı dekor parçalarıyla avutmayın. Oyunlarınızla onları yüceltirken onların da insanları yüceltmelerini ve daha iyi bir dünya hazırlamaları için gerekli olan manevi gücü ve doğru bilgiyi verin.”

Ekonomik kazancı öne sürmeden.. Başka bir alanda zamanımı ve heyecanımı sergilerken daha fazla kazanıp maddi bolluk içinde yaşayabilecekken… Bazılarına göre ahmakça da olsa inandığım alanda mücadelemi sürdürüyorum… Ama sizlerin de bildiğiniz gibi maalesef profesyonel oyuncular çocuk oyunu oynamaktan imtina ederler… İstisnalar kaideyi bozmuyor maalesef.

Her şeyin hazır sunulmadığı, çocukların yaratıcılıklarını besleyecek bir tiyatro anlayışının oluşumuna örnek olabilecek araştırmalarımızda çocuk tiyatrosu denildiğinde genel kabul gören bir yaştan on beş yaşa gibi geniş bir yaş aralığını çocukların gelişim dönemlerine uygun saysalar da, benim de içinde bulunduğum “yeni çocuk tiyatrosu poetikası” arayışında olanlar pedagog ve psikologların da önemle üzerinde durarak vurguladıkları rol yapanların sahnesini izlemesinde yararlı olunacağı süreci 4-12 yaş aralığındaki çocukların izlediği çocuk tiyatrosu biçimine ayırıyoruz.

Çocukların gelişim özellikleri göz önünde bulundurulduğunda her yaş, algılama ve anlayışta ki farklılıkları yaratır. Hikayenin yaş gruplarına uygun yeniden oluşturulması yitmekte olan değerlerimizin çocuklara ulaşmasına yardımcı olur. Ayrıca elli kişilik bir izleyiciden oluşan ortam, hem çocukların dikkatini oyuna vermelerini ve aynı zamanda katılmalarını sağlarken geçmişe yolculuk yapmamıza da bir araç olur.

Bu konularda hem Dünyadaki hem de Türkiye’deki Çocuk Tiyatrosu Felsefesi konularında bilimsel ve sanatsal çalışmalar yapmak üzere yıllar sonra Türkiye ye göç ettim.. Dünyadaki Çocuk Tiyatrosu uygulama sistemliliği konusunda özel çalışma süreci içindeyiz… Bir avuç arkadaşımla birlikte özellikle 4-12 yaş grubu çocuklar için disiplinler arası çalışmalar içindeyiz… Özellikle hem tiyatro sanatı için yüreğini, zamanını, sevgisini, heyecanını, bilgisini akademik eğitimle taçlandıran İstanbul Üniversitesi Dramaturji mezunu, Yaratıcı Drama uzmanı, Pedagog Dramaturg olarak çalışmalarını 20 yıldır sürdüren ve son 15 yıldır özellikle 6-12 yaş çocukları ile birlikte ÇOCUKLARIN TİYATROSU alanında eğitimci ve usta öğretici olarak çalışmalarını sürdüren uzman “Pedagog Dramaturg Nurdan ÖZGÜR” ile birlikte el ele verdik. DOĞRU ÇOCUK TİYATROSU öneri ve poetikamızı, çocuk tiyatrosu felsefemizi hayata geçirmek üzere RASİM AŞIN OYUN ÇOCUK TİYATROSU olarak Devlet Tiyatrosu ve TRT kurumlarındaki Çocuklar için yaptığımız etkinliklerimizde tiyatro sanatını da iyi bilen ” Çocuk Gelişim Uzmanı”, ” Çocuk Psikoloğu”, “Tiyatro pedagogu”, “Pedagog Dramaturg” ve “Pedagog Rejisör” birlikteliği ile DİSİPLİNLER ARASI çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz..

Çocuklara tiyatro sanatını tanıtmak amacı ile giriştiğim tv programımızın detayları konusundaki prosesimizde elbette bazı kırılmalar ve sapmalar olabilecektir… Ama yola çıkarken artı ve eksileri öğrenip uygulama eksiklerimizi da öğrenerek süreci olgunlaştırmaya çabalamaya devam ediyorum. Bu konuda sanatdaşlarımın da sürecin içerisinde olmasını önemsemiş ve sevinmiştim… Dedikodu yapmak yada kulis arkası sohbetler yapmakla bir yere varamayacağımız için seminer- workshop, konferans gibi etkinliklerde sohbeti tercih ediyorum. Bu konuda herkesle müsait olduğumuz bir ortamda sohbet etmeyi önemsiyorum…

Hatırı sayılır mevki ve maddiyatı, siyasetin dişlileri arasında ezilmemek; bir çocuğun gelişiminde siyasetin ve taraf olmanın yeri olmadığına inanmışlığıma bire bir şahitlik edenlerin varlığı bana güç veriyor. Tiyatronun özgürlüğüne, görüşlerin çeşitliliğine ve sahnenin hümanist ve doğal kalmasına olan inanç ve görüşlerimi, çabalarımı takdirle izleyenlerin olduğunu bilmek bana güç veriyor…

Sizi kazanmaktır amacım. Polemik yapmak değil… Çocuk tiyatrosu oyun projelerinizde “yönetmen” veya “danışman” olarak paylaşımlara açık olduğumu belirtmek isterim.

Sizi ciddiye aldığım için bu kadar uzun açıklama yapmayı uygun gördüm.Takdir sizlerindir…
Sevgi ile kalınız…
Sürçi Lisan Eyledimse Affola!

Yrd. Doç. Dr. Rasim Aşın
Pedagog Rejisör
İstanbul Esenyurt Üniversitesi Öğretim Üyesi
Çocuk Tiyatrosu Araştırmaları Koordinatörü
OYUN Çocuk Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni

Hakkında: Yrd.Doç.Dr. Rasim Aşın

Kontrol Ediliyor

Türk Dünyası Çocuk Tiyatrosunda Azerbaycan ve Türkiye Örneği

Bugün bütün dünyada “Çocuk ve Tiyatro” konusu belirsizliklerle doludur ve aydınlatılması gerekmektedir. Türkiye, çocuk tiyatrosuna …

Bir Cevap Yazın