Ah Omayra…

Sevgili Omayra…
Ne olur öyle bakma…

İçimi acıtıyor bakışın…

Biliyor musun aslında öyle benziyoruz ki seninle.

Mesela; ikimiz de içimizdeki minicik umutla bakıyoruz etrafımızdaki anlamsız kalabalığa

ve ikimizin de tek umudu; kurtuluş…

Biliyoruz ki kurtuluş olmazsa kaybedeceğimiz şey; hayat…

Biliyor musun; benim de üzerime volkanlar patladı… Bedenim lavlara esir oldu, ruhum cayır cayır yandı ve yüreğim küçük bir volkan oldu… Şimdi ben de buz gibi sular altında donuyorum ve benim de elimden tutanım yok. Yine de senin gibi bekliyorum o hayati kurtarıcıyı…

Hani küçücük bedenin boyundan büyük acılar içinde kıvranırken, bir an olsun bile halinden şikayetçi olmamış ve etrafına gülümsemiştin ya. İşte ben de tıpkı senin gibi gülümsüyorum gördüğüm her şeye, acılarımı bilmesinler diye…

Dedim ya, çok benziyoruz seninle…

Artık benim de tıpkı senin gibi vücudum buz kesti, ayaklarım kangren, gidemiyorum hiçbir yere…

Ah Omayra…

Ne zaman bu son fotoğrafına baksam, aynaya bakmış gibi oluyorum
ve ölümü hatırlıyorum…

Ne de güzel gitmişsin ölüme gülümseyerek…

Güzel Omayra…
Ne olur öyle bakma…

İçimi acıtıyor bu masum bakışın…

Hakkında: FULYA COŞGUN

Kontrol Ediliyor

Türk Dünyası Çocuk Tiyatrosunda Azerbaycan ve Türkiye Örneği

Bugün bütün dünyada “Çocuk ve Tiyatro” konusu belirsizliklerle doludur ve aydınlatılması gerekmektedir. Türkiye, çocuk tiyatrosuna …

Bir Cevap Yazın